Fişleme iddiası!Son dönemde ‘fişleme’ olayları siyasi arenada gündeme gelirken, Galatasaray Yönetimi’nin de medyaya karşı böyle bir tutum içinde olduğu ortaya çıktı. 19 Mayıs 2007′de Ali Sami Yen’de oynanan ve Türk futboluna kara bir leke olarak geçen maç sonrası medyada bu konuyla ilgili çok şey yazıldı, çizildi.
Sarı – Kırmızılı idarecilerin yapılan haberlerden yola çıkarak basına karşı tavır takındıkları belirlendi. Söz konusu olaylı maçla ilgili gazetemizde de, yönetimin kendi içinde yaptığı değerlendirme sonucu stattan sorumlu yönetici olarak Haldun Üstünel’i yapılan organizasyon nedeniyle eleştirildiği haberine yer verildi. Ne var ki futbol şube sorumlusu olarak popülaritesi artan ve son dönemde ön plana çıkmaya başlayan bu genç yöneticiye, transferdeki son durumu sormak amacıyla telefonla ulaşmaya çalışan bazı gazetecilere verilen yanıtlar, sansür gerçeğini gözler önüne seriyor.
“Derbiden sonra bana bir hayli yüklenmişsiniz. Beni aramayın. Size haber veren yöneticileri (kendisini eleştirenleri kastediyor) arayın. Benim sizinle işim olmaz…” diyerek aleyhinde haber yapan muhabirleri azarlayan Üstünel, yönetici arkadaşlarını uyararak, “Bu gazetecilerle konuşmayın” diyor.
Evet, medyada sürekli olarak ismi yazılan bu yönetici Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu. Transfer konusunda da Adnan Polat ve Adnan Sezgin’den sonra gelen üçüncü isim. Gazetecileri tersleyen, gerçekleri yazanları kara listeye alan bu yöneticinin Galatasaray’da belki de Özhan Canaydın’ı koltuğundan edecek girişimlerde bulunduğu belirtiliyor. Bu noktada, başkan Canaydın’ın verdiği tavizler, Üstünel’in Adnan Polat’a yakınlığı genç yöneticinin önünü açtı. Ama yönetim içinde de sevgisizlik moralleri bozdu. Her ne kadar son transferlerle üzerindeki ölü toprağını atmış gibi gözükse de önümüzdeki başkanlık seçiminde Galatasaray’da önemli gelişmeler yaşanabilir. En çok eleştirilen yöneticiyle ilgili dikkat çeken bazı noktalar…
1. Haldun Üstünel ismi ilk kez bir küfür olayıyla gündeme geldi. Faruk Süren’e başkan olduğu dönemde hakaret edip, küfürler yağdıran Üstünel’e disip kurulu ceza verdi. Son genel kurulda da ‘Disiplin cezası almıştır, yönetici olamaz önergesi verildi. Ancak çok az kişinin oyuyla önerge kabul edilmedi.
2. Basındaki güçlü bir grubun önemli bir ismiyle yakın olması ve bu nedenle kulübü zarara uğrattığı iddia ediliyor. Lig TV Genel Müdürü Şansal Büyüka’nın “3 milyon dolar fazlasını teklif ettik ama bize vermediler” derken, yönetimden tek bir yanıt gelmedi. Ve Canaydın ekonomik sıkıntı içindeki kulüp için bu hayati önem taşıyan naklen yayın işinde yine bu genç yöneticiye yetkiyi verdi. O da tepki çeken bir sözleşmeye imza attı.
3. Taraftar gruplarıyla içiçe olduğu bilinen Üstünel’in, bu yakınlığına karşın Başkan Özhan Canaydın’a yönelik protestoyu engelleyememesi! Yönetim – taraftar arasındaki kopukluk kafaları karıştırıyor. “İçimizden biri Haldun Üstünel” pankantları tribünlerde açılırken, “Dışımızdan biri canraydın Üstünel” dövizleri asıldı.
4. Galatasaray’da işler kötü giderken medyada pembe tablo çiziliyor. Üstünel’e yakın gazeteciler burada devreye giriyor. Gelecek vaat eden ya da başarılı yönetici tanımlamaları ise bu ilişkiyi ortaya koyuyor.
5. Aleyhine haber yapan gazetecileri işten attırmaya çalışmak ve tehdit etmek.
6. Olaylı Fenerbahçe maçı sonrası eleştirilen isimlerin başında Haldun Üstünel geldi. Stattan sorumlu yönetici olduğu için istifası gündeme geldi.
7. Galatasaray – Fenerbahçe maçı sonrası Ali Sami Yen’in ortasında bayrak nöbeti tutanlar arasında da bir yönetici vardı. O isim yine Haldun Üstünel’di
KAYNAK: Nevzat Dindar / Cumhuriyet |
| |
| |
24.06.2007 |
| document.write(”); |
Haziran 24, 2007
Kategoriler:
Uncategorized . . Yazan: galatasaraysk
Henüz Yorum Yok
Henüz yorum yapılmamış.
Yorumlar RSS
Geri İzleme Tanımlayıcısı URI
Yorum yapın
You must be logged in to post a comment.